Yaşadığım İlginç Olaylar 3

Yaşadığım İlginç Olaylar 3

Herkese merhabalar. Yaşadığım İlginç Olaylar serime devam ediyorum. Bu kadar şeyi nasıl yaşıyorum, onları nasıl görüp, duyuyorum hala bir fikrim yok ama onlarım beni asla bırakmayacağı kesin bir şey biliyorum.

Tekirdağ’a gider gitmez paranormal olaylar yaşamaya tekrar başladım. Ailemin yanında yatarken sıkıntı yok ama tek yatınca rahat bırakmıyorlar. Yine bir gece tam uykumun derin olduğu saatler de  gürültü ile uyandım. Bir şeyler yıkıldı döküldü belliydi ama kalkıp bakamayacak kadar korkmuştum. İlk kez yaptıkları bir şeyden korktum evet kabul ediyorum ama alışkın olmadığim bir durum. Sabah uyandığımda üst kata çıkıp baktım ve odamda bulunan tüm mumlar dağıtılmış, sevdiğim eşyalar yerlerdeydi. Neyse dedim topladım. Dertlerini biliyorum çünkü. Fal ve büyü ile ilgilenmemi istiyorlar.

Yine bir sabah uykumun derin olduğu saatler kısık bir Elif sesi ile uyandım. Odaya baktım kimse yok ama odadan geliyor ses umursamadım tam uykuya dalacağım kısık ve yavaş bir ses ile tekrar Elif diye beni çağırdıklarını duydum. Bu durum 3 kere sürdü ve daha sonra uyudum sonrasında ne olduğuna dair bir fikrim yok.

Sevgilimle gezmeye çıktığımız günlerin birinde Marmaraereğlisi taraflarında gömü çıkartılan mağaraların oraya gittik. Orada sahiplendikleri daha çok gömü var, o mağaralarda yaşıyorlar çünkü onları hissetim ve gördüm. Arabayı mağaranın önüne çektik arabada oturuyoruz bir kedi geldi önümüze ama Kafasını o kadar hızlı çevirip kötü kötü bakan bir kedi daha önce görmemiştik. Hadi gidelim istenmiyoruz dedik ve arabayı çalıştırdık. Dönmek için arkaya giderken birden sensör bozulmuş gibi ötmeye başladı ama arkamız boş, hiçbir şey yok buna rağmen yaklaştıkça iyice ötmeye başladı ve hemen dönüp oradan uzaklaştık. Sensörlerin cinleri algılayabildiğini bilmiyorduk açıkcası. Bu durum daha öncede sevgilimin başına davutlu köyünde gelmiş. Bilirsiniz Karadedeler Olayının yaşandığı köyün yeni adı Davutlu.

İstanbula döndüm odamda otururken gölgeler görmeye başladım yine. Aynı zamanda dolabımdan gelen tıkırtılar ve düşüp kırılan eşyalarımın sayısı arttı diyebilirim. Ben bıraksam bile onlar beni bırakmıyor bu bir kanıt. Onlarla yaşamayı öğrendim ve artık korkmuyorum. Tabi sadece bana hizmet edenlerden korkmuyorum, tanımadıklarım da uğruyor arada o zaman işler değişiyor.

Astral Seyahat sırasında bir cinle ilişkiye girdiğim konusunu instagramda canlı yayın yapsaydım açıklayacaktım ama erkek arkadaşım istemediği için canlı yayın yapamadım. Sadece önemli bir bilgi olduğunu düşündüğüm için yazmak istedim. Ayrıntılı açıklamak isterdim ama aramızda bulunan minik paranormal olay severler olduğu için bu konuyu açmayacağım.

Yaşadığım olaylar çoğaldıkça seriyi devam ettireceğim. Şimdilik hoşçakalın 🙌

3 Comments

  • Soğuk Mutluluk

    12 Ocak 2018 at 1:29 pm

    Merhabalar, nedense anlattıklarınız mantığıma sığmıyor. Ben şahsen cinlerin veya diğer varlıların olduğuna inanmıyorum. Bir mühendisim ve isaac newton fiziği dışında görebildiğim tek şey kuantum fiziği oldu. Ama anlattıklarınız gerçekten çok anlamsız geliyor. Sensör olayı açıklanabilir bir durum mesela. Sensörler konusunda oldukça bilgi sahibiyim ve böyle sıkıntıları zaman zaman verebiliyor, tesadüf olduğuna inanıyorum. diğer olaylar da bence sizin psikolojinizle alakalı. Bir durumla karşılaştığınız zaman bunu “o”nlara yoruyorsunuz. ve duyduğunuz sesler de bence onlara çok inandığınız ile kaynaklı bir durum. gerçekten ben de o varlıkları bizzat görmek isterim. Ki çok denedim ama bir türlü bana bir işaret göndermediler. Umarım bir gün gönderirler de varlıklarını doğrulamış olurum.

    Bu yorumumda gerçekten size çamur atmadım lütfen yanlış anlamayın beni. Sadece merak ettiğim kısım bu seri bir gerçeklikten mi yoksa kurgudan mı oluşuyor. Sizinle detaylı konuşmakta isterim elbet, mail atabilirsiniz. teşekkürler.

    Cevapla
  • fdasdfsad

    30 Ocak 2018 at 3:52 pm

    Bu kadar şeyin nasıl yaşıyorsunuz, onları nasıl görüp duyuyorsunuz; bence bunları deneyimlemek istiyorsunuz. Az önce yazdığımın nedeni, bir medyum biraz da ki aşağıda söyleyeceğim. Çok iyi kalpli olduğundan son derece emin olduğum birinden duyduğuma göre önceki yaşam var. Onun yoluna gittim ve “diriliş”in olasıklızlığı sonucuna ben de vardım. Ve bu kişiden duymadığıma göre, yani bence, önceki yaşamlarımızda kolaylıkla uygulanabilen kavramlardır sizin yeteneğiniz, bağışlayın, potansiyeleniz diye düzeltmeliyim. Yani demek istediğim, parapsikolojiyi önceden uyguladığınızı hatırlar gibisiniz. Bu kanıya başka nereden vardım?

    Parapsikolojiye inanıyorum ama ilgilenmiyorum. Ki medyumlar bile bu kadar inanamaz. İlgilenmeyeceğim. Nedenini açıklamaya çalışayım. Maalesef ki bir medyumla flört etmiştim. Âlem olsun diye ona fal baktırmaya gitmiştim; o saatten sonra daha bir doğal karşılamaya ve hayattaki adrenaline kayıtsız olmaya başladım. Herhangi birisini heyecanlandıran paranormal olaylar, ilgimi çekmiyordu artık ne kadar da inansam çünkü ondan çok daha iyi kalpli insanlar tanımıştım. Neden mi? Onunla çıkmama karşın, onun beni yatağa atmasına -ne kadar iddia etse de günahkâr bendim çünkü o zayıf iradeliydi ve ben de normal bir insandan daha analitiğim; ben onu yatağa attım- izin vermeme karşın duygularıyla oynamayı seçip terk ettim. Önceki flörtüne büyü yaparak onu kendine bağlayabilirmiş fakat yapmamış. O ile ben biraz da olsa aynıydık; içimizdeki yüksek adalet duygusunun “Adil ol” duygusuna kulak veriyordu. Klasik bir işiydi büyü yaparak sefahatli yaşantısını idame ettirmek, gözümün önünde bir tatile 2017 sonu enflasyonuna göre 7 bin parayı banka hesabına transfer edip tatile çıkmak. Sorun şu, arıza olan bendim. Mükemmeliyetçi bir tutum sergileyecektim; benim saçma sapan şeylere sinirlenen insanla işim olamaz. Çok üzmüştüm, çok duygularıyla oynuyorum hâlen.

    İnanıyorum, inanıyorum da… Asistanı tarzında yanında da takılmamı isterdi. Ben de başlarda isterdim onunla işlemlerde olayım. Cinlerni ruhlar olduğunu zannediyordum. O da dedi ki bunlar ayrı ayrı varlıklar. Reenkarnasyona inansa da onu deneyimlemiş olsa da bu kısmına ilgisizliğini görünce soğumaya başladım. Çünkü reenkarnasyon demek, hakikâti keşfetmeye çabalamayı gerektirir. Yanlışı bile bile yaşamak -alkoliklere ve fahişelere bakın- kötülüktür. Bu da aynı klasmanda.

    İçindeki kötülüğü görünce, daha doğrusu çocukluktan kalmış iyilikbilmezliğini tadınca, iyicene ilgimi kaybettim ona ve bu işlere. Onu restoran tarzı bir yere çıkarırken arabada bir bayan kendisini aramıştı, kendisine başka bir hoca tarafından yapılan muska hakkında. Kadın kürtaj mı yaptırmış ne. O, kadınla konuşurken işinin ehli olduğundan emin oldum. Bir arkadaş çevresi vardı ki allah için parasız gezen bir tanesi yoktu, o kadar prestijliydi. Ama… bana bakım yaparken bana söylediği şeydi aramızdaki beyaz kedi, bizi ayıracak olan hüküm. Birisini ona acımamdan dolayı -çünkü bana şefkat duyardı tüm zavallılığına karşın- çok seviyordum o zamanlar ve şimdiyse yaş farkından dolayı, başkasını da sevebileceğim gerçeğini kabul etmiş sayılırım. Neyse. Beyaz kediye karşı çok ve güzel duygular beslediğimi söylüyordu, çok iyi bildi. Başka otel çalışanlarının bakımları benimkinden çok daha şaşırtıcı sonuçlandı ve isabetliydi. Eheh, işin kaymağından yemiştim; şimdi, gidip de şu karşımdaki “adi” kimseyle ilişkimiz olmamalıydı. Kendimi yeterince tanımıyormuşum…

    Yani bacım, Nirvana’yı filan bulacağını düşünüyorsan boş ver çünkü elin boş dönersin. Mesela, o bana burada kutsal bir yerine olduğunu söylemişti, çok kutsal. İçkiliydim ve ona karşın tek seferde o yeri bildim. Eski, bir mezarlıkmış. Orada, olanları görebiliyormuş. Beni de oraya -o üşüyordu- götürdü, içmemiş olsam da göremezdim, bir şey göremedim. Ve sonra da başka bir mezarlığa gitmek istediğimi söyledim. Veya yolda yürürken biz, görmem gereken avukatı o dışarı çıkarken denk gelip de yakalayabileceğimi iddia ettim ve bildim. Avukatın yanında bir saatten fazla vakit geçirdik.

    Aklı olanın ruhlarla ilgilenmeyeceğini düşünürdü. Yanında 3-4 tane cinleri vardı ve cinleri uyuşturucuyu çok severmiş onun içmesini çünkü onun yaşadığı kafayı cinler de algılayabiliyormuş/yaşıyormuş. Beni tarottaki şeytanımsıya bakarak görmüştü hep. Melek olanları gördüm, bu onlardan değildi de umursamıştım işte… Telefonla gömü arama anlaşması yapan pahalı insanlardan idi. Arabaya biner, yolda yüksek performanslı otomobili olana selam verir. Lüks de neymiş, kalbimi hiç kırmayacakla takılma gerçeğini tattıktan sonra? Parapsikolojiyle ilgilenen biriydi hayal kırıklığı. Neden mi? En son ve en pahalı büyüyü yapmış bir piriyi sevemezdim ki savaşın göbeğinde kalsaydım (olası) ölüm notumu ona değil -ki kolay yüz veren birisi ben- başka bir tanıdığıma yazardım, bakımdaki benim sevdiğim beyaz kedimize.

    Yanıtlamanızı istediğim tek bir sorum var sadece. “Cinle ilişkiye girdim” derken cinsel ilişkiyi mi kastediyorsunuz? Ben de o gece, bana onları kovduğunu söyleyince bana, onları neden kovduğunu söylemiştim. O da demişti ki hepsi hemcinsin…

    Saygılarla.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın